AKIN AYDIN
6'lı masa ilk toplantısını 12 Şubat 2022 tarihinde yaptı. Son toplantısını ise 3 Mart 2023 tarihinde gerçekleştirdi. Geçen 13 ayda tam 12 kez toplandılar.
Birinci toplantıdan sonra haklı olarak 'millet ittifakının adayı kim olacak' sorusu soruldu. 6'sı da 'aday konuşmadık' dediler.
İkinci toplantıdan sonrada aynı soruldu. 'Aday ismi gündeme gelmedi' dediler.
Üç, dört, beş, altı, yedinci toplantılardan sonrada aynı soru soruldu ve yine aynı cevabı verdiler.
Artık Sayın Erdoğan'da meraklanmıştı, 'adayınızı açıklayın da görelim' dedi.
6'lı masa kale almadı (!). Sekiz, dokun, on ve on birinci toplantılarını yaptılar. 11 kez sorulan malum soruya ise 'açıklamıyoruz ki adayımız yıpranmasın' cevabını verdiler.
Aday kim, başlığında birçok isimler gündeme geldi. En çok isimi geçen ise Abdullah Gül idi. Çünkü masada Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın yanı sıra Temel Bey'de vardı.
Kemal Beyin, İngiliz sermayesi hayranlığı ve bahsettiğim isimlerin İngiliz aşkı bu iddiaları kuvvetlendiriyordu.
Tabi bu süreçte en dikkat çekici vurgular, talepler ve tespitler BTP Lideri Hüseyin Baş'tan geldi. Sayın Baş;
'Millet ittifakında, milleti temsil eden diğer muhalefet partileri neden yok?
Masayı neden 6'ya sabitlediniz? Eğer bu masayı birileri dizayn etmediyse bizi de masaya alın.
Sofrayı 7'li, 9'lu, 11'li yapın, gibi gerçek millet ittifakını sağlayacak çağrılar yaptı. Ortak aday konusunda, 'toplumun her kesiminin takdirini alan, alacak ismi aday gösterin' çağrılarını yineledi.
Sayın Baş'ın çağrılarını duymazdan geldiler. Meğer içerde birileri 'bunlar fazla Atatürkçü' diyerek kabul etmeyeceklerini açıklamış, Atatürk'ün partisiyiz, diyenlerde 'haklısınız' demiş!
Millette, kendi adına kurulan masanın-sofranın genişlemesini istiyordu. Ama Millet ittifakı, milletin sesini de duymadı.
BTP lideri Hüseyin Baş çıkıp kapağı yapıştırdı: 'Sofra genişlemiyor arkadaşlar. Ben daha önce denedim, boşuna beklemeyin…"
2 Mart 2023'te malum masa 12. kez toplandı. Meğer Meral Abladan habersiz o, beş kişi bir araya gelmiş ve Altılı Masa'nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu olması kararını almışlar.
Meral Abla çok bozuldu ve ertesi günkü partisinin gurup toplantısından sonra İYİ Parti'nin masadan ayrıldığını duyurdu.
24 saat için o çok bildik gizli el devreye girdi ve masa yine 6'ya sabitlendi, aday da Bay Kemal'di. Evet, yıpranmasın diye 13 ay sakladıkları aday Bay Kemal'di.
21 yıllık tek adam rejimi kaybetmeye en çok yaklaştığı anda büyük bir güç ile yola devam dedi. Daha doğrusu 6'lıyı, Erdoğan tutturdu.
Seçim sonuçları sadece Erdoğan ve cumhur ittifakının kazandığını belirtmiyordu. Türkiye'de muhalefetin olmadığını da tescil ediyordu.
Meral Ablamızı üzmek istemem ama 'biz, birbirimizin ciğerini biliriz, ciğerini' dedikten sonra 12 kez aynı masa etrafında oturduğu kişilerin niyetini bilmemesi bana hiç inandırıcı gelmedi.
Abdullah Gül
Diğer taraftan Meral Ablanın geçen hafta yaptığı Abdullah Gül çıkışı ise bana göre Sayın Erdoğan'ın ne kadar şanslı olduğunu, CHP'nin Atatürk'ün partisi olmadığının, İYİ Partinin özel görevi olduğunun bir itirafıydı.
Bakın ne diyordu Meral Akşener?
"Sayın Abdullah Gül'ü, Cumhurbaşkanı adayı yapmadığım için kıyma makinasından geçirildim.
Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Abdullah Gül'ün adaylığını doğrudur bana söyledi, o 15 milletvekili için ricaya gittiğim akşam söyledi.
Ben de arkadaşlarımızın, beni aday ettiğini, önceden ilan ettiğini dolayısıyla arkadaşlarımın bunu kabul etmeyeceğini söyledim.
Sonuç itibariyle 'Sayın Erdoğan'ın kazandırılmasını ben sağladım.'
Değişmiyor, bakın algoritma aynı, birinin kafaya taş düşse Meral'den biliniyor, ben yoksam sizden biliniyor. Çok saygı duyduğum bir insandır Sayın Gül'ü çok seven gazeteci kılıklı arkadaşlar beni biçiyor, partimizi biçiyor."
Valla kimse ne sizi, ne de partinizi kıyma makinesine sokmadı. Siz, kendi isteğinizle hizaya geçtiniz, kıyma makinesine rızanızla girip kıyma oldunuz hem de millete kıydınız.
Bir soru: Abdullah Gül'ün, milletimiz nezdinde milli bayramlarda hasta oluşu dışında bir hatırası var mı?