HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 NİSAN 2025, CUMARTESİ



Ulusal Egemenliğin 100. yılında çocukların bayramı (!)

Prof. Dr. Ali Ünal Emiroğlu
23.04.2020 00:00
Ulusal Egemenliğin 100. yılında çocukların bayramı (!)
Ulusal Egemenliğin 100. yılında çocukların bayramı (!)
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

Önce devrime bakalım. 23 Nisan 1920'de henüz Cumhuriyet ilan edilmemişse de açılan Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin fiilen kuruluşudur. Saltanata karşı verilen mücadelenin "milli hakimiyet" adına zaferle taçlanmasıdır.

Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde verilen Milli Mücadele sürecinde, vatanı kurtarmak için ulusal bir meclisin oluşturulması dengeleri değiştiren bir siyasi devrimdi.

Mustafa Kemal 1927'de şu açıklamayı yapıyordu: "Millet, mukadderatını doğrudan doğruya eline aldı ve milli egemenliğini bir şahısta değil, bütün fertleri tarafından seçilmiş vekillerden meydana gelen bir yüce mecliste temsil etti. İşte o Meclis, Yüce meclisinizdir. Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Meclisin üzerinde hiçbir kuvvet yoktur."

100 yıl sonra şu korona yüzünden bayram ve töreni/kutlamaları unutuyoruz. Koronavirüse sığınmanın ötesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücünü ve önemini nasıl tartışır hale geldik, bunu sorgulamamız gerekiyor.

Çocuklara gelince… Bayramlarını yaşayamıyorlar.

Yıllar önce üniversitede sözleşmeli çalışan bir öğretim elemanı dostum, "23 Nisan'larda çocuklarım sevinemiyor" demişti. Sebebini sorduğumda, tatil olduğu için ücret alamadığını ifade etmişti.

Bayram ve tatillerde ders yapılmadığı için kendilerine ücret ödenmeyen sözleşmeli öğretmenlerimiz ve üniversitelerimizdeki aynı statüde çalışan öğretim elemanlarımız geçim sıkıntısı çekerken çocukları nasıl mutlu olsun? Hele olağanüstü şartlarda süresi belli olmayan ve uzayıp giden ara vermelerde durum daha da vahamet göstermektedir.

Çözümü hep söylüyoruz… dilimizde tüy bitti. Ve çözümü ulusal ve uluslararası düzlemde anlatmaktan yılmayan Prof. Dr. Haydar Baş bir ömür tüketti. O'nun ekonomi politikasında, insanı merkeze alan Milli Ekonomi Modeli (MEM), tüm insanları kucaklayan, herkesin refah seviyesini gözeten, vatandaşlık maaşı dahil ücrette adaletli dağıtımı esas alan, kimseyi mağdur etmeyen SOSYAL DEVLET, çözümün anahtarıydı. 

Haydar Baş Hocamız bir çocuğun çıkaramadığı ses oluyordu. Daha çocuk doğmadan anne karnında ceninken onun güvencesi hakları ailesine sağlıyor, çocuğunu karnında dokuz ay, sırtında dokuz ay, yüreğinde ömür boyu taşıyan anneye yardımı sağlam haklara bağlıyordu. O'nun devasa sosyal barış projesinin içeriğiydi bunlar.

Çocuklar kimin umurunda!.. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi sözde kalmış, çocuk hakları "Dünya Çocuk Günü" ilan etmekle savuşturulmuş.

Savaşların, salgınların, açlığın, yetersiz sağlık ve yaşam koşullarının en büyük kurbanı çocuklardır.

Ülkemizde ve dünyada mültecilerin, dünyaya sığınamayanların çocukları ne alemde? Tanık olduğumuz bir kayıp neslin içler acısı tablosudur.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın hak ettiği yeri bulması çok yönlü demokratik mücadelede, kesin çözüm ise Haydar Baş'ın "Sosyal Devlet"indedir.

Mübarek Ramazanın bu ilk gününde dualarımız odur ki, özlediğimiz günler tez gelsin!


Prof. Ali Ünal Emiroğlu
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--









logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.com
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr